14 Temmuz 2010 Çarşamba

star wars modası


john woo'nun illüstrasyonlarıyla star wars modası..
darth vader cool..
jar jar binks tam sevdiğim gibi..

6 Temmuz 2010 Salı

dövmeler..


magazin: Vogue italya aralık 2007

modeller: Lara Stone, Meghan Collison, Kinga Rajzak, Maryna Linchuk, Hanne-Gaby Odiele
fotoğraflar: Steven Meisel
hafta sonu çok sevdiğim bir arkadaşım 2. dövmesini yaptırdı..
2 sene önce koluna kuşlar yaptırmıştı.. bana çizermisin dedi.. bende gerçekten çok severek çizdim onun kuşlarını.. 2 tane.. çocuğum ileride olursa 3. yüde ekletirim demişti..
geçen ay bana tekrar, didem bu sefer deniz dalgası istiyorum dedi.. bu sefer bir deniz dalgası.. hayalini kurduğu yaşamın bir parçası.. kuşlarının üzerinde uçtuğu sakin dalgalar..
aslında soyutlamak gerçekten çok zor.. hem kendi içinde sakin.. hemde fırtınalı duygular..
baya bir eskizin sonunda seçti.. artık ayak bileğinde çok sevdiği denizi hatırlatan deniz dalgaları var.. 

bu dövme macerası üzerine işte bu vogue'un süper fotoğraflarına imza atan steven meisel'den.. 2007 vogue italya aralık sayısı için çekilmiş.. arada lara stone'da var..

özgülcüm fotoğraflara bak.. daha çok dövme yaptır tatlım..

fotoğraflar:photomir

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Il sistema degli oggetti


felsefesi olan bir italyan markası il sistema degli oggetti.. ismini Jean Baudrillard'ın kitabı ''The system of objects'' den alıyor.. baudrillard kitabının önsözünde ''İnsanlar her zaman satın almış, sahip olmuş, zevk almış ve para harcamışlardır. Ancak bütün bunları yaptıkları için “tüketici” olarak nitelendirilmemişlerdi... İlkel toplumlara özgü şölenler, feodal senyörün cömertliği, XIX. yüzyıl burjuvasının lüks harcamaları, tüketim denilen alanın dışında kalan konulardı... Tüketimin çağdaş toplum için geçerli bir terim olmasının nedeni, daha güzel ve daha çok yemek yememiz, daha çok imge görüp mesaj okumamız, daha çok ev eşyası ve ıvır zıvır sahibi olmamız değildir... Tüketim toplumunda tüketimin kendisi bizatihi bir gereksinim haline gelmiştir... İnsan artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor...'' diye anlatıyor.. 
genel çizgilerine baktığımızda da aslında lüksün getirdiği önemi ve çizginin kalitesini hissedebiliyoruz.. gerktiği kadar minimal, kendi içinde klasik ve şık..

30 Haziran 2010 Çarşamba

nina warmerdam..


yine tam benlik..
güzel dikişler.. güzel ayrıntılar.. 
oldukça minimal..
renkler sevdiklerim..

ışık.. yansıma.. ışık saçan..


naoko ogawa'nın tasarımlarını berlin'de görme şansım olmuştu.. çok çok beğenmiştim.. özellikle bu kolleksiyonu gerçekten alıp takma duygusunu kabartıyor..

naoko'ya göre; takıyı, giyilebilir ve vazgeçilmez hale getirmek için;
*kişisel hareketi kısıtlamaması.. (oturmak, yürümek,.. )
*sosyal fiziksel hareketleri engellememesi.. (sarılmak, öpüşmek, ..)
*çevresel değişikliklerden zaman içinde etkilenmemesi.. (rüzgar, yağmur, güneş, ..)
*duygusal değişikliklere uyum sağlaması.. gerekirmiş..
haksız da değil doğrusu.. aslında bunlara bir çok şey daha eklenebilir.. yada hepsi silinip sırf sevdiniz diye alıp takabilirsiniz.. mesela, ben bu üsttekileri çok sevdiğim için alabilirim :))) takmama bile gerek olmaz o ışık oyunlarını görmek yeter..



natalie b coleman..


natalie b coleman.. tesadüfen gördüğüm genç bir tasarımcı.. onda, ipek üzerine yaptığı primitiv, serigrafi baskıları en çok ilgimi çeken oldu.. st martins, mezunu olması tabiki dikkat çeken başka bir unsur..


baskıları oldukça kendine özgü.. kullandığı renkler, bu kolleksiyonunda siyah, beyaz ve gri tonlarında gidip gelirken, arada kullanılan pembe ve turuncu da canlandırmaya yetmiş.. bende çok severim bu iki rengi birlikte.. onun bu eklektik yaklaşımı sanırım ileriki günlerde ismini duymamızı sağlayacak..